Bilim Felsefesi, FELSEFE

Doğa Yasalarının Kökeni-1: Mutlak Olasılıkçı Yaklaşım

Doğa yasaları hakkında üç temel görüş bulunduğunu ve bunlardan birincisinin bizim “mutlak olasılıkçılık” ismini verdiğimiz yaklaşım olduğunu bir önceki yazımızda belirtmiştik. Bu yazımızda öncelikle söz konusu yaklaşımda doğa yasalarının nasıl tarif edildiğine değineceğiz, sonrasındaysa argümanın ne kadar mantıklı olduğunu değerlendirmeye çalışacağız. Doğa yasaları hakkında üç temel görüş bulunduğunu ve bunlardan birincisinin bizim “mutlak olasılıkçılık” ismini verdiğimiz yaklaşım olduğunu bir önceki yazımızda belirtmiştik. Bu yazımızda öncelikle söz konusu yaklaşımda doğa yasalarının nasıl tarif edildiğine değineceğiz, sonrasındaysa argümanın ne kadar mantıklı olduğunu değerlendirmeye çalışacağız. 

Bilim Felsefesi, FELSEFE

Doğa Yasalarının Kökeni ve Otonomisi Problemi: Olası 3 Çözüm

Metodolojik natüralizmle ilgili yazı serimizin başlangıcında, söz konusu felsefi düşüncenin nedensel kapalılıkla birlikte doğa yasalarının otonomisini de savunmak durumunda kaldığını belirtmiştik. Doğa yasalarının otonomisi kabul edilmek zorunda kalınıyordu; zira eğer bu yasalar, kendi başlarına (herhangi bir doğa üstü müdahale olmaksızın) iş görebilecek statüde değillerse bu, metodolojik natüralizm savunucularının duymak bile istemeyeceği bir sonuca vardırıyordu: Yasaların doğayı aşkın bir varlık tarafından icra edilip uygulanması ihtimali.

Bilim Felsefesi, FELSEFE

Gerçekliğe Ulaşmada Empirizmin Yeri: Deneye Deneye Nereye Kadar?

Modern bilimin felsefesinin ya da metodolojik natüralizmin felsefi temellerinden birinin empirizm olduğunu, bu felsefi ideolojide herhangi bir önermenin anlamlı ve güvenilir kabul edilebilmesi için deneysel (empirik) bir temelinin olmasının şart koşulduğunu[1] yazı serimizin ilk yazısında belirtmiştik.

Din Felsefesi, Dinler Tarihi, FELSEFE, TARİH

Bilgiye Ulaşmada ve Onu Kaydetmede Hadis Tarihi Örnekliği

İsnad sisteminde “Filan filana, o da filana, o da bana söyledi ki” şeklindeki zincirleme aktarımlar, kaynak göstermede dipnotların yaptığı vazifeyi görmüş[1]; Orta Çağ Avrupa’sının 15. yüzyıldan sonra ulaşabileceği kaynak gösterme ahlakı, çok erken dönemlerden itibaren isnad sistemi aracılığıyla tesis edilebilmiştir. Bu yazımızda ise hadis tarihinin diğer iki konudaki örnekliğine, bilgiyi kaydedip saklamada gösterilen özveriye ve bilgiye ulaşmak için nelerin göze alınıp hangi çapta gayretler gösterilebileceğine değinmeye çalışacağız.

Din Felsefesi, Dinler Tarihi, FELSEFE, TARİH

Haberlerin Doğruluğunun İncelenmesinde Hadis Tarihi Örnekliği

Hadis tarihi, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) söz, fiil ve kabullerinin nesilden nesle doğal bir süreç olarak isnad gibi sıkı kontrol sistemleriyle birlikte emniyet içerisinde aktarılmasını konu edinen disiplindir. Her ne kadar tarihin meraklarımızı cezbeden savaşlar, siyasi olaylar, antlaşmalar gibi yönlerine odaklanmasa da hadis tarihi; zihinleri hayrette bırakan prensipleri

Felsefe Tarihi

Sosyalizm Nedir ve Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Sosyalizm genel itibarı ile ekonomik olarak üretim araçlarının hakimiyetinin toplumlara ait olduğunu savunan ve herhangi egemen bir sınıfın veya zümrenin bu araçlar üzerindeki kesin hakimiyetini, belirleyiciliğini reddeden sosyal ve ekonomik bir doktrindir. Sermayenin yani mevcut ekonomik getirinin ve dağıtımın kamunun, devletin kontrolünde olması gerektiğini dile getirir. Sosyalist bakışa göre bireyler birbirinden izole bir şekilde yaşamaktan ziyade birbirleriyle iş birliği ve paylaşım içinde olmalıdırlar. Bundan ötürü üretilen herhangi bir ürün, mal sosyal bir nitelik taşır. Ürünün üretilmesinde katkı yapan her birey bu ürünün paydaşlarından biridir.

Bilim Felsefesi

Nedensel Kapalılık ve Bilime Yansımaları

Bilimin temel fonksiyonu, doğadaki nesneler ile oluşumlar arasında bulunan neden-sonuç ilişkilerini deneyler vasıtasıyla ortaya çıkarmak ve bu ilişkileri yasalar halinde formülize etmektir. Bu fonksiyonunu yerine getirirken de doğal olayları incelediğinden ve onlara ilişkin doğal nedenleri öne sürdüğünden emin olmak zorundadır (ya da zorunda bırakılmıştır). Ayrıca kendi içinde tutarlılığını sağlayabilmek adına ortaya attığı doğal nedenlerin açıklama için yeterli ve güvenilir olduğunu kabul etmek durumundadır. Bu yazımızda nedenselliğin bilimdeki konumunu incelemeye çalışacağız.

Bilim Felsefesi

Bilimin Metodu Metodolojik Natüralizm Olmak Zorunda Mı?-2

Bu yazımızda metodolojik natüralizmin bilimin metodu olarak kalmasını savunanlardan "pragmatist savunucuları" ele almaya çalışacağız. Pragmatist savunuculara göre tarihi veriler ışığında başarılı ve tutarlı açıklamalar getirebilen yaklaşımlar hep natüralistik yaklaşımlar olmuştur. Aynı zamanda onlar bilimsel bilginin pratikte sağladığı faydaları onun meşruiyetine delil sayarlar.

Bilim Felsefesi

Bilimin Metodu Metodolojik Natüralizm Olmak Zorunda Mı?-1

Metodolojik natüralizmle ilgili yazı serimizin ikinci kısmında söz konusu felsefi ekolün günümüzde hangi gerekçelerle ve nasıl savunulduğunu incelemeye çalışacağız. Sözü geçen felsefi akımın bilimin açıklama metodu olarak kalması gerektiğini savunanlar; metodolojik natüralizmin bilimin kendi özünden, içinden gelen bir niteliği olduğu, bilimin tanımı gereği doğa üstü önerilerle ilgilenemeyeceğini savunanlar (“intrinsic” ya da tanımsal metodolojik natüralistler) ve

Bilim Felsefesi, FELSEFE

Metodolojik Natüralizm: Modern Bilimin Ruhu

Hepimiz daha lisenin başlangıcında “Doğaüstü olayların bilimin çalışma alanına girmediği” bilimsel bilginin ‘’gözlem ve deneylere” dayandığından dolayı “mantıklı, doğru ve çelişkisiz olduğu” doğaüstü güçlerin hastalıklara yol açtığı düşüncesinin ne doğrulanabilir ne de yanlışlanabilir’’ olduğundan[1] bilimsel bilgi olmadığı benzeri argümanları ya ders kitaplarımızdan okumuş ya da popüler bilim anlatılarından takip etmişizdir.