Bilim Felsefesi, FELSEFE

Doğa Yasalarının Kökeni-1: Mutlak Olasılıkçı Yaklaşım

Doğa yasaları hakkında üç temel görüş bulunduğunu ve bunlardan birincisinin bizim “mutlak olasılıkçılık” ismini verdiğimiz yaklaşım olduğunu bir önceki yazımızda belirtmiştik. Bu yazımızda öncelikle söz konusu yaklaşımda doğa yasalarının nasıl tarif edildiğine değineceğiz, sonrasındaysa argümanın ne kadar mantıklı olduğunu değerlendirmeye çalışacağız. Doğa yasaları hakkında üç temel görüş bulunduğunu ve bunlardan birincisinin bizim “mutlak olasılıkçılık” ismini verdiğimiz yaklaşım olduğunu bir önceki yazımızda belirtmiştik. Bu yazımızda öncelikle söz konusu yaklaşımda doğa yasalarının nasıl tarif edildiğine değineceğiz, sonrasındaysa argümanın ne kadar mantıklı olduğunu değerlendirmeye çalışacağız. 

Bilim Felsefesi, FELSEFE

Doğa Yasalarının Kökeni ve Otonomisi Problemi: Olası 3 Çözüm

Metodolojik natüralizmle ilgili yazı serimizin başlangıcında, söz konusu felsefi düşüncenin nedensel kapalılıkla birlikte doğa yasalarının otonomisini de savunmak durumunda kaldığını belirtmiştik. Doğa yasalarının otonomisi kabul edilmek zorunda kalınıyordu; zira eğer bu yasalar, kendi başlarına (herhangi bir doğa üstü müdahale olmaksızın) iş görebilecek statüde değillerse bu, metodolojik natüralizm savunucularının duymak bile istemeyeceği bir sonuca vardırıyordu: Yasaların doğayı aşkın bir varlık tarafından icra edilip uygulanması ihtimali.

ÇEVİRİ, Felsefi Makale

Mantıkçı Empirist Doğrulama ve Bayesçi Doğrulama

1940’lı yıllarda, iki önde gelen mantıksal empirist, Rudolf Carnap (1891–1970) ve Carl Hempel (1905–97), söz konusu problemi çözmek için etkili girişimlerde bulundular. Carnap, ilgili problemin çeşitli yönleri arasında kıymetli bir ayrım sundu.

ÇEVİRİ, Felsefi Makale

Doğa Felsefesinden (Bilimsel) Metot Teorilerine: Bilim Felsefesi-1

Bu yazı serisiyle birlikte, Britannica Ansiklopedisi’ndeki “Philosophy of Science” (Bilim Felsefesi) maddesini 12 yazı halinde Türkçemize kazandırmayı hedeflemekteyiz. Felsefe profesörü Philip S. Kitcher tarafından yazılan bu madde, nispeten ağır bir dille ve uzun cümlelerle kaleme alındığından bilim felsefesine başlamak isteyenlerin işini kolaylaştırmak amacıyla metin içerisinde parantezlerle ve bazı dipnotlarla açıklamalarda bulunmaya çalıştık.

Bilim Felsefesi, FELSEFE

Gerçekliğe Ulaşmada Empirizmin Yeri: Deneye Deneye Nereye Kadar?

Modern bilimin felsefesinin ya da metodolojik natüralizmin felsefi temellerinden birinin empirizm olduğunu, bu felsefi ideolojide herhangi bir önermenin anlamlı ve güvenilir kabul edilebilmesi için deneysel (empirik) bir temelinin olmasının şart koşulduğunu[1] yazı serimizin ilk yazısında belirtmiştik.

Din Felsefesi, Dinler Tarihi, FELSEFE, TARİH

Bilgiye Ulaşmada ve Onu Kaydetmede Hadis Tarihi Örnekliği

İsnad sisteminde “Filan filana, o da filana, o da bana söyledi ki” şeklindeki zincirleme aktarımlar, kaynak göstermede dipnotların yaptığı vazifeyi görmüş[1]; Orta Çağ Avrupa’sının 15. yüzyıldan sonra ulaşabileceği kaynak gösterme ahlakı, çok erken dönemlerden itibaren isnad sistemi aracılığıyla tesis edilebilmiştir. Bu yazımızda ise hadis tarihinin diğer iki konudaki örnekliğine, bilgiyi kaydedip saklamada gösterilen özveriye ve bilgiye ulaşmak için nelerin göze alınıp hangi çapta gayretler gösterilebileceğine değinmeye çalışacağız.

Din Felsefesi, Dinler Tarihi, FELSEFE, TARİH

Haberlerin Doğruluğunun İncelenmesinde Hadis Tarihi Örnekliği

Hadis tarihi, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) söz, fiil ve kabullerinin nesilden nesle doğal bir süreç olarak isnad gibi sıkı kontrol sistemleriyle birlikte emniyet içerisinde aktarılmasını konu edinen disiplindir. Her ne kadar tarihin meraklarımızı cezbeden savaşlar, siyasi olaylar, antlaşmalar gibi yönlerine odaklanmasa da hadis tarihi; zihinleri hayrette bırakan prensipleri

BİLİM

Etki Faktörü ve Bilimsel Makalelerin Güvenilirliği

Etki faktörü (impact factor), bir derginin literatüre hangi düzeyde katkı sağladığının, o derginin makalelerine diğer bilim insanlarınca ne kadar başvurulduğunun, başka bir deyişle bilim camiasında nasıl bir “etki” bıraktığının göstergesidir. “Okuduğum makalenin sonuçlarına ne kadar güvenebilirim?” sorusuna cevap ararken dikkat etmemiz gereken hususlardan biri etki faktörüdür.

Bilim Felsefesi

Nedensel Kapalılık ve Bilime Yansımaları

Bilimin temel fonksiyonu, doğadaki nesneler ile oluşumlar arasında bulunan neden-sonuç ilişkilerini deneyler vasıtasıyla ortaya çıkarmak ve bu ilişkileri yasalar halinde formülize etmektir. Bu fonksiyonunu yerine getirirken de doğal olayları incelediğinden ve onlara ilişkin doğal nedenleri öne sürdüğünden emin olmak zorundadır (ya da zorunda bırakılmıştır). Ayrıca kendi içinde tutarlılığını sağlayabilmek adına ortaya attığı doğal nedenlerin açıklama için yeterli ve güvenilir olduğunu kabul etmek durumundadır. Bu yazımızda nedenselliğin bilimdeki konumunu incelemeye çalışacağız.

ÇEVİRİ, Felsefi Makale

Fikri Tartışmada “Reductio ad absurdum”

Reductio ad absurdum (Olmayana ergi delili, absürde indirgeme) delil getirmede ve informal mantıkta karşıt argümanların kullandığı mantığı ilerletip onları absürt, saçma bir noktaya getirerek reddetmenin (böylece kendi argümanını ispatlamanın) bir metodudur. İndirgeme argümanı ve absürdleştirme argümanı (argumentum ad absurdum) olarak da bilinir.