Osmanlı Tarihi, TARİH

İstanbul Aşığı Rus Bir Elçi: Nelidov

Küçük yaşlarımızdan itibaren çok duyduğumuz bir cümle vardır: “Rusların sıcak denizlere inme hayali” Bu yargının pek de haksız olmadığı söylenebilir. Peki ya Ruslar bu sıcak denizlere hangi yol üzerinden ulaşacaktı? Ruslar için sıcak denizlere inme rüyası hiç şüphesiz İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını kontrol etme zaruriyeti taşıyordu. Bu yazımızda ise Rus İmparatorluğu’nun İstanbul’u işgal planına ve bu plan için her şeyini vermeye hazır Rus Elçisi Aleksandr İvanoviç Nelidov’a değinmeye çalışacağız.

Tarihi Makale

Tarihte Afganistan

Afganistan Coğrafyası tarih öncesi dönemlerden beri büyük fatihlerin ve onların kutlu ordularının uğrak noktalarından biri olmuştur. Asya’nın kalbi olarak nitelendirilen bu coğrafya Orta Asya, Orta Doğu ve Uzak Doğu coğrafyalarının da kesişim noktasındadır. Bu nedenledir ki birçok hükümdar burayı kontrol etmek istemiş ve Afganistan Coğrafyası bundan ötürü çeşitli mücadelelere konu olmuştur. Ayrıca çeşitli etnik ve dini grubun bölgedeki varlığı da bu mücadelelerin sonucundaki yerleşimlerin ve göç hareketlerinin bir sonucu olarak değerlendirilebilir.

Film, Sinema, İNCELEMELER

Gizli Sayılar (Hıdden Fıgures)

Sovyetler Birliği’nin uzaya gönderdiği ilk uydusu ile daha da kızışan Soğuk Savaş döneminde NASA, uzaya ilk insanı gönderme yarışı için kapılarını kadınlara ve siyahilere aralamak zorunda kalmış ve böylece Afrikan-Amerikan 3 zeki kadın; Katherine G. Johnson, Dorothy Vaughnan ve Mary Jackson, NASA’da matematisyen olarak görev alabilmiştir. Katherine, tüm yasal zorluklara rağmen yaptığı hesaplamalarla; Dorothy, işinin kadrosunu ve maaşını alamamasına rağmen tüm siyahi matematisyenlerin haklarını savunmada gösterdiği azimle; Mary, mühendis olabilme yolunda ten renginin değil ancak yasaların değişebileceğini hâkime söylemesiyle Amerika’daki cinsiyetçi ve ırkçı zihniyet yıkılmaya başlamıştır.

ÇEVİRİ, İnanç

Hamilelik Hakkında 9 Efsane

Hamilelik, heyecanlı ve sabır isteyen bir süreçtir. Bunun yanında anne adaylarının zihinleri - önemli bir kısmı efsane ve batıl inançlara dayanan- sorularla doludur. Hamileliğimde kahve içersem çocuğum kahverengi beneklerle mi doğar? Hamileliğim esnasında ay tutulmasına bakarsam çocuğum gerçekten deformitelerle (vücuttaki çeşitli değişiklikler, bozukluklar)* mi doğar? Bunlar gibi hamilelik hakkında sayısız mit, inanış ve kocakarı masalları -ki bunların çoğunun yanıltıcı olmasına rağmen- vardır fakat bu söylentilere hala inanılır ve bu söylentiler sürdürülür

TARTIŞMA OTURUMLARIMIZ

Haftanın Konusu-Feminizm

MERGEN Devri olarak her hafta gerçekleştirmeye çalıştığımız tartışma oturumlarımızdan bu haftaki oturumu feminizme ayırmaya, bilgi-fikir-önermelerimizi bir senteze tabi tutmaya karar verdik. Moderatörlüğünü MERGEN Topluluğu’ndan Zeynep Düzyol’un yaptığı “11 Eylül Cumartesi Feminizm” oturumumuzda -katılımcılarımızın eşliğinde- sırasıyla “Feminizmin tarihi”, “Tam eşitlik mümkün müdür?”, “Çocuk gelişimi ve geleneksel roller”, “Feminizm neden hâlâ sorun?”, “Kadın haklarının korunması için feminizm gerekli ya da zaruri midir?”, “İnsanın kıymetliliğinin ölçüsü onun fiziksel yetilere ne kadar sahip olduğuyla mı ilgilidir?” başlıkları hakkında konuştuk.

Akademik Eser, Kitap, İNCELEMELER

Tabiat Kanunları Değişmez Mi? -4 Zorunsuzluk Doktrini ve Güncel Problemler

Kitap incelememizin son yazısında, “Tabiat Kanunları Değişmez mi?” isimli eserin adına da ilham olan doğa yasalarının değişebilmesinin imkanı, bilimsel açıklamalarda oynadıkları rolün nedensellikle ilişkisi gibi 21. yüzyılda dahi tartışılmaya devam eden bir konuya odaklanıyoruz. Öncesinde zorunsuzluk mefhumu üzerine kurulmuş düşünce sisteminde filozofumuz Boutroux’nun deneysel yöntemi, nedenselliği ve bilimi nasıl konumlandırdığını inceledik. Devamında doktrinin, 20. yüzyıldaki bilimsel gelişmelerden ne gibi bir karşılık bulduğuna bakıyor ve teorik düşünceden pratiğe nasıl geçiş yapıldığını inceliyoruz.

BİYOGRAFİ

Vatan Şairi Nâmık Kemal

Kars’tan sonra Sofya’ya giden Mehmed Kemal’in fikri gelişimi asıl olarak burada başlamıştır. Burada çeşitli şairlerle tanışmasının ardından eski-yeni şairleri okumaya yönelmiştir. Hatta Mehmed Kemal, Şair Eşref Paşa’nın -şiirlerinin çokluğu sebebiyle- ona “Nâmık” mahlasını vermesiyle de artık bizlerin daha aşina olduğu ismine kavuşmuştur: Nâmık Kemal. Büyükannesi ve büyükbabasının kaybından sonra, İstanbul’a, babasının yanına yerleşen Nâmık Kemal burada Tercüme Odası’na girmiş ve devrin ulemâsından da hadis, fıkıh, tefsir, Arap ve Acem edebiyatı gibi dersler almıştır.

Akademik Eser, Kitap, İNCELEMELER

Tabiat Kanunları Değişmez mi?-3 Zorunsuzluk (Olumsuluk) Doktrini

Bu yazımızda, bir önceki yazıdan devamla psikoloji ve sosyolojinin kanunlarına dair eleştiriyi inceliyoruz. Psikolojik ve sosyolojik vakaların fizik ve coğrafi şartlara indirgenmesinin imkanının tartışıldığı bu bölümlerde zorunsuzluk fikrinden insan hürriyeti fikrine nasıl geçiş yapıldığını da fark edebileceğiz. Sonrasında ise Boutroux’nun geliştirdiği zorunsuzluk doktrininin tam olarak neyi karşıladığından, zorunsuzluğun şans kavramından farklılığından ve söz konusu öğretide varlık katmanlarının hangi rolü oynadığından bahsetmeye çalıştık.