Akademik Eser, Kitap, İNCELEMELER

Bilimsel Devrimlerin Yapısı

Thomas Kuhn’un “Bilimsel Devrimlerin Yapısı” isimli eseri ise bu alanda yeni bir çığır açmayı başarabilmiş ve bilim felsefesini bilim tarihi ve sosyolojisiyle irtibatlandırıp daha geniş açıdan okuma yapmamızı sağlayabilmiştir. Ayrıca Kuhn’un paradigma-olağan bilim-bilimsel devrimler gibi kavramlarla bilimsel etkinliğin salt mantıksal-matematiksel bir uğraşı olmadığını gösterip onun daha doğru bir tasvirini-betimlemesini yaptığını belirtmek gerekmektedir. Bununla birlikte bir “Kuhn’cu” olmamak ve onun en meşhur kavramı olan paradigmayı (Karl Popper’ın yanlışlamacılık kavramının mutlaklaştırılması gibi) mutlaklaştırmamak için Kuhn’un Bilimsel Devrimlerin Yapısı’ndaki görüşlerini bilimsel metodun ne olduğuna ilişkin getirilen diğer açıklamalarla birlikte okumak ve sınırlılıklarını görmek durumundayız.

Kitap, Roman, İNCELEMELER

Göğü Delen Adam: Modern Çağın Modern Olmayan Filozofu Tuiavii

Göğü Delen Adam, Samoa dilindeki ‘Papalagi’ kelimesinin karşılığıdır. Papalagi kelimesi kitapta Avrupalılar için kullanılmıştır.  Adaya ilk gelen misyoner yelkeninin ufuğu delip geldiğini belirtmek için bu kelimeyi kullanmışlar. Kitap, Tiavea kabile reisi Tuiavii’nin modern hayatı eleştirmesini konu edinmiştir. Modern hayatı eleştiren Tuiavii misyonerlik okulunda okumuş, birçok Avrupa şehri gezmiş sonra da adasına dönerek yerli hayatına geri dönmüştür. Gerçek hayatta kitapta yazan konuşma sözlü bir şekilde ifade edilmemiş fakat taslak olarak yerli dilinde yazılmıştır. Kitap Erich Scheurmann tarafından yazılmıştır.

Kitap, Tiyatro, İNCELEMELER

Vatan yahut Silistre

Vatan yahut Silistre’nin konusu Kırım Savaşı esnasında gönüllü olarak cepheye giden İslam Bey ile sevdiğinin arkasından erkek kılığına girerek cepheye giden Zekiye Hanım’ın aşkıdır. İki gencin aşkını anlatmasının yanında cepheye gönüllü olarak giden İslam Bey’in yüreğindeki vatan ve millet sevgisi de Vatan yahut Silistre’yi etkileyici bir eser haline getiren diğer bir önemli husustur. Nâmık Kemal’in bu iki mühim duyguyu, bizlere, sanki cephedeymişçesine hissettirmesi eseri daha da çekici kılmaktadır.

BİYOGRAFİ, Hatırat, Kitap, SAĞLIK, İNCELEMELER

Hatırda Kalanlar-Münci Kalayoğlu

“Yüzyılın Beyin Cerrahı” Gazi Yaşargil, Nobel Kimya Ödülü sahibi Aziz Sancar, şimdilerde senatör adaylığını açıklayan Mehmet Öz ve son dönemde de Pfizer-BioNTech COVID-19 aşısının üreticisi Özlem Türeci ve Uğur Şahin çifti… Bu saydığımız isimler dünya çapında bilinen Türk hekimlerden birkaçı fakat şimdi zikredeceğimiz Münci Kalayoğlu ise muhtemelen pek çoğunuzun ilk defa duyacağı bir hekim. Bu yazımızda, yaptığı binlerce nakil ameliyatı ile hem dünyanın hem de ülkemizin cerrahi alandaki gelişiminde çok büyük role sahip olan Münci Kalayoğlu’nu ve kendi hayatını yazdığı “Hatırda Kalanlar” kitabını inceleyeceğiz.

Akademik Eser, Kitap, İNCELEMELER

Ya Zaman Var Olmasaydı?

“Ya Zaman Var Olmasaydı?”da ünlü İtalyan bilim adamı Carlo Rovelli, kuantum fiziğini anlatmıştır. Bunun yanı sıra yazar, fiziğin geçmişten günümüze doğru evriminden, kendi hayat tecrübelerinden, felsefeden ve modern bilimin dünyayı nasıl yorumladığından da bahsediyor.

Film, Sinema, İNCELEMELER

Gizli Sayılar

Sovyetler Birliği’nin uzaya gönderdiği ilk uydusu ile daha da kızışan Soğuk Savaş döneminde NASA, uzaya ilk insanı gönderme yarışı için kapılarını kadınlara ve siyahilere aralamak zorunda kalmış ve böylece Afrikan-Amerikan 3 zeki kadın; Katherine G. Johnson, Dorothy Vaughnan ve Mary Jackson, NASA’da matematisyen olarak görev alabilmiştir. Katherine, tüm yasal zorluklara rağmen yaptığı hesaplamalarla; Dorothy, işinin kadrosunu ve maaşını alamamasına rağmen tüm siyahi matematisyenlerin haklarını savunmada gösterdiği azimle; Mary, mühendis olabilme yolunda ten renginin değil ancak yasaların değişebileceğini hâkime söylemesiyle Amerika’daki cinsiyetçi ve ırkçı zihniyet yıkılmaya başlamıştır.

Akademik Eser, Kitap, İNCELEMELER

Tabiat Kanunları Değişmez Mi? -4 Zorunsuzluk Doktrini ve Güncel Problemler

Kitap incelememizin son yazısında, “Tabiat Kanunları Değişmez mi?” isimli eserin adına da ilham olan doğa yasalarının değişebilmesinin imkanı, bilimsel açıklamalarda oynadıkları rolün nedensellikle ilişkisi gibi 21. yüzyılda dahi tartışılmaya devam eden bir konuya odaklanıyoruz. Öncesinde zorunsuzluk mefhumu üzerine kurulmuş düşünce sisteminde filozofumuz Boutroux’nun deneysel yöntemi, nedenselliği ve bilimi nasıl konumlandırdığını inceledik. Devamında doktrinin, 20. yüzyıldaki bilimsel gelişmelerden ne gibi bir karşılık bulduğuna bakıyor ve teorik düşünceden pratiğe nasıl geçiş yapıldığını inceliyoruz.

Akademik Eser, Kitap, İNCELEMELER

Tabiat Kanunları Değişmez mi?-3 Zorunsuzluk (Olumsuluk) Doktrini

Bu yazımızda, bir önceki yazıdan devamla psikoloji ve sosyolojinin kanunlarına dair eleştiriyi inceliyoruz. Psikolojik ve sosyolojik vakaların fizik ve coğrafi şartlara indirgenmesinin imkanının tartışıldığı bu bölümlerde zorunsuzluk fikrinden insan hürriyeti fikrine nasıl geçiş yapıldığını da fark edebileceğiz. Sonrasında ise Boutroux’nun geliştirdiği zorunsuzluk doktrininin tam olarak neyi karşıladığından, zorunsuzluğun şans kavramından farklılığından ve söz konusu öğretide varlık katmanlarının hangi rolü oynadığından bahsetmeye çalıştık. 

Akademik Eser, Kitap, İNCELEMELER

Tabiat Kanunları Değişmez mi? -2 Tabiat Bilimlerinin ve Kanunlarının Tenkidi

Kitabın ikinci bölümünde Prof. Bolay, Emile Boutroux’nun doğa bilimleri ve doğa yasaları hakkında getirdiği eleştirileri incelemektedir. Öncelikle tabiat kanunlarının (doğa yasalarının) tanımını ve tabiat kanunu fikrinin düşünce tarihindeki seyrinin bizlere sunulduğu kitapta müteakiben; Boutroux’nun bu kanunları bir hiyerarşiye tabi tutarak doğa yasalarının gerçekliği ne kadar yansıtabildiğine, zorunluluk belirtip belirtmediklerine, dış dünyada bir nesne-eleman olarak var olup olmadıklarına ve gerçekliği ortaya çıkarmayan, yalnızca onu betimleyen matematiksel semboller olarak kabul edilip edilemeyeceğine ilişkin yürüttüğü felsefi eleştirileri detaylı bir biçimde anlatılmaktadır.

Kitap, Roman, İNCELEMELER

Toprak Ana

Toprak Ana romanında ön planda işlenen konu Kırgız köylüsü Tolgonay’ın ve ailesinin İkinci Dünya Savaşı esnasında yaşadığı sıkıntılardır. Daha derin manada işlenen konu ise küçüklüğünden beri toprak ile birlikte yaşayan, onunla eğlenen, dertleşen, onu yurt bilen, ekmeğinin, aşının kaynağı gören Tolgonay’ın toprak ile olan mistik ilişkisidir. Tabii Toprak Ana romanını biraz daha duygusal ve insani yapan yönü, savaşın, cephede yarattığı etkinin yanı sıra cephe gerisinde kalan insanlar üzerindeki yıkıcı etkisini okuyuculara gayet akıcı ve doğal bir biçimde anlatmasıdır.