Bilim Felsefesi, FELSEFE

Bilimin Metodunu Nötrleştirme: Nötr Paradigma

Yazı serimizi noktaladığımız bu yazımızı, bilimcilik ile bilimin natüralistik metodunun yakın ilişkisini gözler önüne sermeye ve bu ilişkinin negatif sonuçlarını irdelemeye ayırdık. Negatif sonuçlarını diyoruz, çünkü, “pozitif sonuçlarını”- tabi eğer gerçekten metodolojik natüralizmden kaynaklanıyorlarsa- söz konusu metodoloji kullanılmadan da erişilebilecek faydalar olarak görüyoruz. Nihayetinde nötr paradigma ismini verdiğimiz yeni bir yaklaşımın, kullanışlılık bakımından “eski” natüralist paradigmanın yerini alabileceğini iddia ediyoruz, nitekim bu iddiamızın birtakım teorik ve pratik gerekçelerinden de söz edeceğiz.

Akademik Eser, Kitap, İNCELEMELER

Tabiat Kanunları Değişmez Mi? -4 Zorunsuzluk Doktrini ve Güncel Problemler

Kitap incelememizin son yazısında, “Tabiat Kanunları Değişmez mi?” isimli eserin adına da ilham olan doğa yasalarının değişebilmesinin imkanı, bilimsel açıklamalarda oynadıkları rolün nedensellikle ilişkisi gibi 21. yüzyılda dahi tartışılmaya devam eden bir konuya odaklanıyoruz. Öncesinde zorunsuzluk mefhumu üzerine kurulmuş düşünce sisteminde filozofumuz Boutroux’nun deneysel yöntemi, nedenselliği ve bilimi nasıl konumlandırdığını inceledik. Devamında doktrinin, 20. yüzyıldaki bilimsel gelişmelerden ne gibi bir karşılık bulduğuna bakıyor ve teorik düşünceden pratiğe nasıl geçiş yapıldığını inceliyoruz.

Akademik Eser, Kitap, İNCELEMELER

Tabiat Kanunları Değişmez mi? -2 Tabiat Bilimlerinin ve Kanunlarının Tenkidi

Kitabın ikinci bölümünde Prof. Bolay, Emile Boutroux’nun doğa bilimleri ve doğa yasaları hakkında getirdiği eleştirileri incelemektedir. Öncelikle tabiat kanunlarının (doğa yasalarının) tanımını ve tabiat kanunu fikrinin düşünce tarihindeki seyrinin bizlere sunulduğu kitapta müteakiben; Boutroux’nun bu kanunları bir hiyerarşiye tabi tutarak doğa yasalarının gerçekliği ne kadar yansıtabildiğine, zorunluluk belirtip belirtmediklerine, dış dünyada bir nesne-eleman olarak var olup olmadıklarına ve gerçekliği ortaya çıkarmayan, yalnızca onu betimleyen matematiksel semboller olarak kabul edilip edilemeyeceğine ilişkin yürüttüğü felsefi eleştirileri detaylı bir biçimde anlatılmaktadır.

Akademik Eser, Kitap, İNCELEMELER

Tabiat Kanunları Değişmez Mi?-1 Zorunluluğun Tenkidi

nunları Değişmez Mi?” isimli eser, felsefe tarihi profesörü Süleyman Hayri Bolay’ın 19.yy felsefesinin önemli simalarından Fransız filozof ve eğitim bilimci Emile Boutroux (Butru)’nun varlık felsefesi ve zorunluluk-determinizm eleştirisini tetkik ettiği çalışmasıdır. Eser, akademik bir dille yazılmasına karşın; determizim-pozitivizm-naturalizm ile bilim arasındaki ilişkiyi araştırması, bilimsel bilgiye göre ahlak - din - sanat gibi değerlere ilişkin alanların sınırlandırılması (bilimcilik) problemi üzerine eğilmesi ve insan iradesinin hürlüğünü savunan ideallere bağlı dinamik bir ahlak anlayışını zorunsuzluk üzerine temellendirmesi bakımından Boutroux’un felsefesini mercek altına alan kıymetli bir niteliğe sahiptir.

Bilim Felsefesi, FELSEFE

Doğa Yasalarının Kökeni ve Otonomisi Problemi: Olası 3 Çözüm

Metodolojik natüralizmle ilgili yazı serimizin başlangıcında, söz konusu felsefi düşüncenin nedensel kapalılıkla birlikte doğa yasalarının otonomisini de savunmak durumunda kaldığını belirtmiştik. Doğa yasalarının otonomisi kabul edilmek zorunda kalınıyordu; zira eğer bu yasalar, kendi başlarına (herhangi bir doğa üstü müdahale olmaksızın) iş görebilecek statüde değillerse bu, metodolojik natüralizm savunucularının duymak bile istemeyeceği bir sonuca vardırıyordu: Yasaların doğayı aşkın bir varlık tarafından icra edilip uygulanması ihtimali.

Bilim Felsefesi

Nedensel Kapalılık ve Bilime Yansımaları

Bilimin temel fonksiyonu, doğadaki nesneler ile oluşumlar arasında bulunan neden-sonuç ilişkilerini deneyler vasıtasıyla ortaya çıkarmak ve bu ilişkileri yasalar halinde formülize etmektir. Bu fonksiyonunu yerine getirirken de doğal olayları incelediğinden ve onlara ilişkin doğal nedenleri öne sürdüğünden emin olmak zorundadır (ya da zorunda bırakılmıştır). Ayrıca kendi içinde tutarlılığını sağlayabilmek adına ortaya attığı doğal nedenlerin açıklama için yeterli ve güvenilir olduğunu kabul etmek durumundadır. Bu yazımızda nedenselliğin bilimdeki konumunu incelemeye çalışacağız.