Fransa Tarihi

Napoléon Savaşları ve Koalisyonlar

Bu yazıyı 6 dakikada okuyabilirsiniz.


Fransa ve IV. Koalisyon Savaşları (1806-1807)

Savaş IV. Koalisyon olarak adlandırılan Prusya, Birleşik Krallık, İsveç, Saksonya, Rusya, Birleşik Krallık ile Napoléon’un başkomutan ve imparator olarak Grande Armée’yi yönettiği Fransız İmparatorluğu arasında vuku bulmuştur. Fransız İmpratorluğu’nun kesin zaferiyle, Tilsit Antlaşması’yla son bulmuştur.

IV. Koalisyon’un Kurulması

Napoléon, Austerlitz Savaşı sonundaki kesin zaferi ve III. Koalisyon’un dağılmasıyla beraber Avrupa’da kesin barışı temin etme yoluna gitti. Özellikle de halen bu sırada İmparatorluk Fransası’na düşman Rusya ve Büyük Britanya’nın yanında olmaması için Prusya’yı kendi tarafına çekmek istedi. Fakat aynı zamanda Alman devletçikleri üzerindeki Prusya nüfusunu da kırmak istiyordu ki bu da Prusya için kolay tahammül edilebilecek bir durum değildi.

İmparatorluk Fransası’nın halen yükselmekte ve büyümekte olan gücü tabii ki bir imparatorluk ve deniz aşırı bir süper güç olan Büyük Britanya’yı da rahatsız ediyordu. Nitekim Büyük Britanya ile Fransa arasında çözülmemiş meseleler vardı. Bunlardan birisi Hannover’ın statüsüydü. Aslında tek başına bir Alman Prensliği olan Hannover’ın, Birleşik Krallık Monarşisi ile bir birlikteliği vardı. 1803 yılından beri Fransız işgali altında olan bu bölge aslında Prusya ve İngiltere için bir savaş sebebiydi ama daha da önemlisi buranın ilhakı İsveç’i de harbe çekmiş ve bir önceki koalisyonla İsveç birlikleri buraya konuşlanmıştı. 1806’da İsveç birliklerinin Fransız Silahlı Kuvvetleri tarafından bölgeden atılması savaşı kaçınılmaz hale getirdi.

Büyük Britanya ve Fransa arasında aslında bu dönemde önemli sayılabilecek bir silahlı çatışma yaşanmamıştır bundan ziyade daha çok ekonomik savaş göze çarpar. Napoléon’un, İngiltere’nin deniz aşırı ticaretini baltalamak için ortaya attığı kıtasal sisteme rağmen İngiltere üstünlüğünü devam ettirmiştir.

Rusya bu dönemde aldığı yenilgileri telafi etmekle uğraşıyordu. Napoléon özellikle Rusya ile bir barış antlaşması yapmakta kararlıydı. Taraflar arasında Haziran 1806’da imzalanan antlaşma Çar 1. Alexander tarafından veto edildi. Rusya bu dönemde hareketsiz kalmaya devam etti. Nitekim Prusya’ya dahi bu dönemde yardım göndermedi. Polonya’nın ilhakına kadar olan süre içinde durgunluk devam etti.

Prusya, Fransa ile genel olarak 1806 yılını barış içinde geçiriyordu. Fakat daha sonra Fransa’nın, Ansbach bölgesinin tarafsızlığını ihlal ve ilhak etmesi Prusya’yı kızdırdı. Bu kızgınlık Austerlitz yenilgisi ile sönümlendi. Schonbrünn Savaşı sonunda yeni bir barış yapıldı. Bu barış sonucu Ansbach’a karşılık Hannover Prusya’ya bırakıldı. Napoléon, eniştesi Joachim Murat’yı, Berg ve Kleves’in Grand Dükü olarak atadı (Ansbach’ın alınışıyla). Murat, Prusya’nın garnizon halindeki kuvvetlerini bölgeden kaba bir şekilde atınca Prusya’nın düşmanlığı arttı. Nitekim Napoléon’un Hannover’ı barış görüşmeleri esnasında Birleşik Krallık’a vadetmesi ve ikiyüzlülüğü Prusya’nın harp kararında etkili oldu.

Son olarak Alman Milliyetçisi Johann Philipp Palm’ın Napoléon’u ve Napoléon’un Alman işgalini hedef alan bir broşür hazırlamasının ardından infaz edilişi bardağı taşıran son damla oldu. Prusya, Napoléon’a bir ültimatom vererek 1 Ekim 1806’da Fransa’ya harp ilan etti.

Prusya, Fransa’ya savaş ilan ederek aslında Napoléon’u direkt olarak karşısına almış oldu. Diğer büyük devletlerin desteği olmadan alınmış harp kararı Prusya’ya pahalıya patlayacaktı. Aslında Rus Çarı, Büyük Fredrick’in mezarını ziyaret maksadı ile geldiği Berlin’de taraflar birbirleri ile Napoléon’un eylemlerinden rahatsız olduğu hususunda hemfikirdiler. Prusya hazırlıklarını tamamlayıp sevk etmeye başlarken Rusya henüz ordularını daha yeni hazırlıyordu.

Bundan ötürü Napoléon, Prusya’nın direkt olarak kendisini tek başına karşısına alacağını düşünmüyordu. Böyle bir girişim, Grande Armée Almanya’nın kalbinde iken bir intihar olurdu. Napoléon ordusunu 3 yürüyüş kolu biçiminde düzenledi. Birbirine paralel olarak düzenlenen bu yürüyüş kolları birbirlerini örtecek biçimde düzenlenmişti. Bunun anlamı herhangi bir bölgede düşman ile karşılaşılırsa ordular birbirine destek verebilecekti. Bu plan Prusya’nın asıl ordusunun net pozisyonunun bilinmemesi dolayısı ile yapılmıştı. Yeri tam olarak bilinememesine rağmen Napoléon başarılı bir tahmin yaparak ordusunu Erfurt civarında yoğunlaştırdı. Saale Vadisi’nden aşağı doğru derinlemesine bir hat halinde ordusunu düzenleyen ve Prusya ordusunun sol kanadını çevreleyen ve dahi Berlin’e geri çekilme hattını kesen genel bir plan oluşturdu. İlk karşılaşma 9 Ekim 1806’da Schleiz Muharebesi’nde gerçekleşti. Prusya ordusu adeta süpürüldü. Sonraki gün Marşal Lannes bir Prusya birliğini mağlup etti. Bu muharebede, ünlü Prens Louis Ferdinand öldürüldü. 14 Ekim’de gerçekleşen Jena-Auersted Muharebelerinde Prusya Ordusu çok ağır bir yenilgi aldı. Bu yenilgiden sonra Prusya Ordusu’nun kalıntılarını da bertaraf eden Napoléon 27 Ekim’de Berlin’e girdi. İlk çatışmadan 19 gün gibi kısa bir süre içinde Berlin’e girerek Büyük Fredrick’in mezarını ziyaret etti ve yanındaki mareşallere şöyle dedi: “Eğer yaşasaydı biz bugün burada olamazdık.”  Berlin’in düşmesiyle Prusya Ordusu’ndan kalanlar Doğu Prusya’ya geçici başkent olan Konigsberg’e çekildi. Sonunda Rus kuvvetleri ile birleşerek savaşa devam ettiler. Berlin’de Napoléon, Kıtasal Sistemi ilan etti. Buna göre Fransız ilhakı olan bölgelerin kıyıları İngilizlere kapalı olacaktı. İngiliz deniz aşırı ticaretini baltalamayı hedeflese de İngiliz korsanlar birçok madde ve eşyayı illegal olarak ticaretini yapmıştır. Bu yüzden bu deklarasyonun hedefine ulaştığı söylenemez.

1806 yılı sonlarına doğru Napoléon Polonya’ya girerek Varşova’yı bir Saksonya Kralı ve kendinin yeni müttefiki Fredrick Augustus I’in yönetimi altına vererek bir dükalık haline getirdi.  Daha sonra kuzeye hareket ederek yaklaşmakta olan Rus Ordusu’nu karşılamaya ve Prusya’nın yeni geçici başkenti Königsberg’i almaya koyuldu. Taktiksel bir zafer ile Rusları daha kuzeye geri çekilmeye zorladı. Daha sonra Friedland’e Rus Ordularını tekrar geri çekilmeye mecbur bıraktı. Bu yenilgi sonrası Çar’ın barış talebi üzerine Tilsit Barış’ı imzalandı.

İsveç’in savaşa dahil olması İsveç Pomerenyası’nın korunmasına dayanıyordu. Bu bölge İsveç Kraliyet ailesinin yönetimi altındaydı. Lübeck yenilgisine rağmen İsveç Ordusu Stralsund Kalesi’ni başarıyla savundular. Bunun ardından bir ateşkes imzalansa da İsveç’in Kıtasal Sistem’e dahil olmak istememesi İsveç’in Marşal Brune tarafından ikinci kere ilhakine neden oldu. İkinci Stralsund Kuşatması’nda kale düştü ve İsveç Ordusu Rügen’de teslim oldu. İkinci barış antlaşması imzalandı. İsveç Ordusu tüm cephanesiyle birlikte geri çekilmesine izin verildi.

Tilsit Barış Antlaşması’yla Fransa ile harbe devam eden İngiltere ve İsveç kaldı.

Rusya ile yapılan müzakerelerde İsveç’in de Kıtasal Sistem’e katılmasıyla ilgili ortak baskı kararı alındı. İsveç Bothinia Körfezi ile ikiye ayrıldı. Doğu kısmı Rus hakimiyetine girdi.

Mareşal Bernadotte’nin İsveç’i teslim alması İsveç otoritelerine söz sahibi olmasını sağladı ve İsveç Kralı olmasına giden yolu açtı.

Napoléon, aynı zamanda İngiltere’nin önemli bir müttefiki olan Portekiz’in Iberian kıyılarını İngiliz ticaretini baltalamak için ilhak etme kararı aldı ve 27 Ekim 1807 de İspanya ile imzalanan dostluk ve iş birliği antlaşması Fransız Ordusu’nun İspanya toprakları üzerinden Portekiz’e girmesi için bir avantaj sağladı. Tabi ki bu avantaj İspanya’nın sonraki dönemde tam ilhakına giden yolu da kolaylaştırıyırdu. Napoléon daha sonra kraliyet ailesiyle arasını bozdu ve İspanya halkının Fransız ilhakına karşı başkaldırısı başlayınca Yarımada Savaşı (1808-1814) patlak verdi.

Fransa ve V. Koalisyon savaşları (10 Nisan-14 Ekim 1809)

V. Koalisyon Avusturya İmparatorluğu, İspanya, Portekiz, Birleşik Krallık tarafından Fransa ve onun müttefiği Bavaria’ya karşı kurulmuştur.

Ordusunda reform yapan Avusturya, Napoléona karşı eski ağır yenilgilerin intikamını almak için ve Napoléon’un İspanya’da uğradığı sektelerden de güç alarak Napoléon’a karşı harp kararı aldı. Aslında ordunun reforme edilerek sayılarının artırılmış olması orduya bir hız ve hareketlilik getirmişse de orduya alınan personelin eğitim ve talim bakımından düşük seviyede oluşu aynı zamanda tecrübe bakımından da son derece çaylak oluşu savaş veteranlarından ve elit birliklerden oluşan muharip Fransız Ordusu karşısında aslında pek de beklenen etkiyi yapamamıştır. Aslında muharebe döneminin başında Avusturya Ordusu’nun tam manası ile muharip seviyede olamayışı ve ittifaklardan yoksun oluşu Avusturya’daki yönetim için de harp kararı vermek için sakıncalı bir durumdu. Nitekim önceki koalisyonlardaki müttefikleri olan Rusya, İsveç, Britanya ve Osmanlı İmparatorluğu ile savaş halindeydi. Ayrıca Avusturya Ordusu’ndaki kurmay kadrolar henüz inisiyatif alacak kadar yetkin de değillerdi ve yazılı emirlere bağlı kalıyorlardı. Nitekim her ne kadar Arşidük ve Başkomutan Charles Aspern-Essling Muharebesi’nde Napoléon’a ilk kesin yenilgiyi tattırsa da Napoléon tecrübeli ordusu ve generalleri sayesinde Wagram’daki kanlı muharebede Avusturya’yı mağlup etmeyi bilmiştir.

Wagram Muharebesi (Temsili)

Aslında Avusturya, Fransa’ya harp ilan ettiğinde Napoléon İspanya’dan Paris’e yeni dönmüştü ve savaş aslında Avusturya için iyi de başlamıştı fakat Napoléon’un sahradaki komutanları sekteye uğrayınca Napoléon ihtiyat kuvvetleri ile birlikte çareyi cepheye gitmekte buldu. Napoleon’un cepheye gelişi Fransız kuvvetlerini ipten alacak düzeyde bir etki yapmıştır.

Son olarak Napoléon Znaim’de Avusturya kuvvetlerini yakalayarak teslim almıştır ve Arşidük Charles ateşkes yapmak zorunda kalmıştır. Resmi barış antlaşması ise birkaç ay süren müzakereler sonucu -Avusturya için son derece ağır olan- Schonbrunn Antlaşması imzalanmıştır. 

Bu antlaşma ile Napoléon Avusturya’ya kesin ve bitirici bir darbe vuramamışsa da Adriyatik kıyılarını, Carniola ve Carinthia’yı ele geçirmiştir. Galiçya, Napoléon Polonyası’na bırakıldığı gibi, Salzburg Bölgesi’nde bulunan Tirol de Bavaria’ya bırakılmıştır. Avusturya, kaynaklarının üçte birini, tebaasının da beşte birini kaybetmiştir. Aynı zamanda bu zafer Napoléon için Habsburg ailesinden İmparator Francis’in kızını Maria Louis’i de kendisi ile nikahlanmasını sağlamıştır. Buradaki amaç Avusturya’nın gelecekteki potansiyel düşmanlığını törpülemek olarak söylenebilir. Fakat Habsburglar Napoléon’un düşündüğü gibi de aile bağlarına bu kadar sadık değillerdi.

Bu dönemde İspanya’da ve Avrupa’nın muhtelif bölgelerinde Napoléon’un kendisine bağladığı bölgeler ile çatışmalar devam etmiştir. Bu çatışmalar daha çok küçük çaplı olduğu için detaylı anlatma gereği duyulamamıştır.

Bu dönemde halen Napoléon’un oluşturduğu Kıtasal Sistem’e bağlı olarak İngiltere’ye ekonomik ambargo uygulanmasına devam edilmiştir. Bu dönemde Fransız İmparatorluk Ordusu eski stratejik derinlik ve taktiksel üstünlüğünü yitirmeye başlamış ve bu tür kavramlar başta Avusturya olmak üzere birçok devletin orduları için önemli olmaya başlamıştır. Aynı zamanda Fransız Ordusu bu dönemde Fransız olmayan askerlerden oluşmaya başlamış bu durum hem moral ve maneviyat açısından Fransız Ordusu’nu kırılgan hale getirdiği gibi Austerlitz’de Jena’daki veteranların yerini dolduramamasına ve taktiksel olarak esnekliğini kaybetmesine yol açmıştır. Aynı zamanda ordunun artan sayıca mevcudu Napoléon’un mental olarak gerçekçi karar verebilmesini de güçleştirmiştir. Çünkü büyük orduların sevk ve idaresi başta Napoléon gibi bir mareşal olsa dahi güç bir durumdur. Nitekim daha sonraki yüzyıllarda yüksek mevcutlu orduların komuta sistemi teşkilatlanması, ikmali ve eğitimi vs. gibi sorunlar sonraki dönemde tartışılarak çözümler oluşturulmuştur.

Kaynakça

-The Editors of Encyclopaedia Britannica. (2020, March 18). Napoleonic Wars. Encyclopaedia Britannica. https://www.britannica.com/event/Napoleonic-Wars.

-Wikipedia contributors. “War of the Fourth Coalition.” Wikipedia, The Free Encyclopedia. Wikipedia, The Free Encyclopedia, 10 Nov. 2020. Web. 14 Nov. 2020.

-Wikipedia contributors. “War of the Fifth Coalition.” Wikipedia, The Free Encyclopedia. Wikipedia, The Free Encyclopedia, 12 Nov. 2020. Web. 14 Nov. 2020.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s