Yazılar

Bilim Felsefesi, FELSEFE

Doğa Yasalarının Kökeni-3: Doğa Yasası Argümanı

Doğa yasalarının nereden geldiği sorusuna cevap aradığımız ve bu soruya verilen cevaplardan mevcut bilimsel paradigmanın, metodolojik natüralizmin, savunmamıza “izin verdiği” yaklaşımları irdelediğimiz yazılarımızın sonuncusunda yasaların evrensel özellikler olarak soyut biçimde evrende var olup soyut olanı yönettiği iddiasında bulunan bilimsel realizmi inceliyoruz. Müteakiben, yasaları yalnızca düzenliliklerin bir ifadesi olarak gören “düzenlikçi” yaklaşımı ele almalıyız; zira başlıkta belirttiğimiz doğa yasası argümanı ancak yasaların kendi başlarına bir varlıklarının olmadığı ve yansıttıkları düzenliliğinin kaynağına inebilmek için doğa üstüne başvurmanın gerektiği farkına varıldıktan sonra anlamlandırılabilecektir.

TARTIŞMA OTURUMLARIMIZ

Haftanın Konusu-Robotlar

Kelime kökeni olarak Çekçe’deki “robota” dan türeyen ve hayatlarımıza 20.yy’ın ortalarından itibaren dahil olan robotlar gerek etik gerek ekonomik gerekse felsefi birçok soru işaretinin etrafında döndüğü güncel tartışma konularından bir tanesidir. Gelişen teknolojinin bir ürünü artan üretim talebinin ise bir çözümü olarak görülmekte olan robotların birer hizmetçi olarak mı kalacakları yoksa yapay zekânın da katkılarıyla birlikte insanlığın yerini alarak adeta onlara birer “efendi” haline mi geleceği yaygın olarak tartışılmaktadır. Mevcut tartışmalara katkıda bulunmak gâyesiyle MERGEN Devri olarak bu haftaki konumuzu robotlar ve yapay zekânın geleceği olarak belirledik ve olası problemlere nasıl çözümler getirilebileceği hususunda beyin fırtınası yapmaya karar verdik.

TARTIŞMA OTURUMLARIMIZ, Yazılar

Taliban’ın Ortaya Çıkışından Günümüze Afganistan

Pakistan Afganistan sınırındaki bir grup medrese öğrencisi ve politik grupların bir araya gelerek temiz bir dini yönetimi hakim kılmak amacı ile Molla Muhammed Ömer tarafından 1994 yılında Kandahar’da kurulmuştur. Taliban Peştu dilinde öğrenci anlamına gelmektedir.

TARTIŞMA OTURUMLARIMIZ

SSCB ve Afganistan İlişkileri

SSCB’nin Afganistan ile olan ilişkileri 1917 Bolşevik devrimine kadar uzanıyordu. Bu dönemde Lenin Amanullah Han’a Afganistan ile diplomatik temas başlatmak için bir mektup yollamış ve daha da ileri giderek emiri “tek bağımsız müslüman ülkenin hükümdarı” olmak ile övmüştür. Bununla birlikte birçok subay SSCB’ye askeri eğitim almak üzere gitmiş ve döndüklerinde SSCB nüfuzu olarak orduya katılmıştır. Özellikle 1953 yılında Stalin’in yerine geçen Nikita Kruşçev silah ve baskı yerine komşularına ekonomik ve sosyal yollar ile nüfuz etme yoluna gitmiştir. Bu dönemde yoğun bir şekilde silah, para ve askeri teçhizat yardımı yapılmış ve askeriye dışında, imar ve altyapı meselelerinde de Sovyet uzmanları Kabil’e gelmişler ve çeşitli projelerde görev almışlardır. ABD’nin bu dönemde Pakistan ve İran’a yardım yaparken Afganistan’a yapmaması ve bu soruna eğilmemesi de Afganistan’ın SSCB nüfuzu altına girmesinde önemli bir rol oynamıştır.

Akademik Eser, Kitap, İNCELEMELER

Ya Zaman Var Olmasaydı?

“Ya Zaman Var Olmasaydı?”da ünlü İtalyan bilim adamı Carlo Rovelli, kuantum fiziğini anlatmıştır. Bunun yanı sıra yazar, fiziğin geçmişten günümüze doğru evriminden, kendi hayat tecrübelerinden, felsefeden ve modern bilimin dünyayı nasıl yorumladığından da bahsediyor.

Bilim Felsefesi, FELSEFE

Doğa Yasalarının Kökeni -2: Yasaların Egemenliği Yaklaşımı

Doğa yasalarının kökeni yahut varoluş bakımından mahiyeti problemine olası üç çözüm getirilebileceğini söylemiş ve bunlardan ilkini, yani “mutlak olasılıkçı yaklaşımı” serinin bir önceki yazısında incelemiştik. Şimdi ise yine serinin nedensellikle alakalı olan 4.yazısında işaret ettiğimiz “varlıkların içkin özelliklere-tabiatlara” sahip oldukları iddiasıyla da ilişkili olan “yasaların egemenliği yaklaşımını” inceliyoruz. 

Osmanlı Tarihi, TARİH

İstanbul Aşığı Rus Bir Elçi: Nelidov

Küçük yaşlarımızdan itibaren çok duyduğumuz bir cümle vardır: “Rusların sıcak denizlere inme hayali” Bu yargının pek de haksız olmadığı söylenebilir. Peki ya Ruslar bu sıcak denizlere hangi yol üzerinden ulaşacaktı? Ruslar için sıcak denizlere inme rüyası hiç şüphesiz İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını kontrol etme zaruriyeti taşıyordu. Bu yazımızda ise Rus İmparatorluğu’nun İstanbul’u işgal planına ve bu plan için her şeyini vermeye hazır Rus Elçisi Aleksandr İvanoviç Nelidov’a değinmeye çalışacağız.

TARTIŞMA OTURUMLARIMIZ

Tarihte Afganistan

Afganistan Coğrafyası tarih öncesi dönemlerden beri büyük fatihlerin ve onların kutlu ordularının uğrak noktalarından biri olmuştur. Asya’nın kalbi olarak nitelendirilen bu coğrafya Orta Asya, Orta Doğu ve Uzak Doğu coğrafyalarının da kesişim noktasındadır. Bu nedenledir ki birçok hükümdar burayı kontrol etmek istemiş ve Afganistan Coğrafyası bundan ötürü çeşitli mücadelelere konu olmuştur. Ayrıca çeşitli etnik ve dini grubun bölgedeki varlığı da bu mücadelelerin sonucundaki yerleşimlerin ve göç hareketlerinin bir sonucu olarak değerlendirilebilir.

Film, Sinema, İNCELEMELER

Gizli Sayılar

Sovyetler Birliği’nin uzaya gönderdiği ilk uydusu ile daha da kızışan Soğuk Savaş döneminde NASA, uzaya ilk insanı gönderme yarışı için kapılarını kadınlara ve siyahilere aralamak zorunda kalmış ve böylece Afrikan-Amerikan 3 zeki kadın; Katherine G. Johnson, Dorothy Vaughnan ve Mary Jackson, NASA’da matematisyen olarak görev alabilmiştir. Katherine, tüm yasal zorluklara rağmen yaptığı hesaplamalarla; Dorothy, işinin kadrosunu ve maaşını alamamasına rağmen tüm siyahi matematisyenlerin haklarını savunmada gösterdiği azimle; Mary, mühendis olabilme yolunda ten renginin değil ancak yasaların değişebileceğini hâkime söylemesiyle Amerika’daki cinsiyetçi ve ırkçı zihniyet yıkılmaya başlamıştır.

ÇEVİRİ, İnanç

Hamilelik Hakkında 9 Efsane

Hamilelik, heyecanlı ve sabır isteyen bir süreçtir. Bunun yanında anne adaylarının zihinleri - önemli bir kısmı efsane ve batıl inançlara dayanan- sorularla doludur. Hamileliğimde kahve içersem çocuğum kahverengi beneklerle mi doğar? Hamileliğim esnasında ay tutulmasına bakarsam çocuğum gerçekten deformitelerle (vücuttaki çeşitli değişiklikler, bozukluklar)* mi doğar? Bunlar gibi hamilelik hakkında sayısız mit, inanış ve kocakarı masalları -ki bunların çoğunun yanıltıcı olmasına rağmen- vardır fakat bu söylentilere hala inanılır ve bu söylentiler sürdürülür