Yazılar

ÇEVİRİ, Teknoloji

Ultra Küçük, Ölümcül Değil ve Geçici.-2

Bugün modern biyoteknolojinin nasıl gerçek bir silaha dönüştürülebileceği bilinmemekte fakat hedeflere yüksek hassasiyetle saldırabilme kabiliyeti, ultra küçük, ölümcül olmayan ve geçici hasar veren bu silahlar barut icat edildiğinden bu yana klasik savaşın ana metotları olan fiziki ortadan kaldırma, ölümcül düzeyde yıkımı nihayet kökten değiştirebilir.

FELSEFE, Felsefe Tarihi

İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma-2: Hume’un Nedensellik Eleştirisi

Gözlemlediğimiz olaylarda sürekli olarak birlikte meydana geldiğini gördüğümüz iki olaydan önce gerçekleşenin sonra gerçekleşenin nedeni-varlığa gelmesini sağlayan ilkesi olarak görmek ya da felsefedeki karşılığıyla nedensellik ilkesi, tarih boyunca birçok eleştiriye uğramıştır. Hume’un nedensellik eleştirisi ise geçmişteki bu eleştirilerden kendi kurduğu zihin işleyiş mekanizması bakımından ayrılır: En özet ifadeyle Hume, nedensellik ideası ile onunla ilişkili nesneler arasında zorunlu bağlantı ve güç bulunduğu ideasına karşılık gelecek hiçbir izlenim olmadığını ve dolayısıyla neden-etki arasındaki ilişkinin akıldan değil hayal gücünün kurduğu bir tür inanç ve alışkanlıktan kaynaklandığını ileri sürmüştür.  Biz bu yazımızda Hume’un nedensellik eleştirisinin izini sürüyor ve sınırlılıklarını keşfetmeye çalışıyoruz.

FELSEFE, Felsefe Tarihi

İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma-1: Hume’un Zihin Felsefesinin Temelleri

İnsanın anlama yeteneğinin sınırları üzerine derinlemesine düşünceler getiren filozoflardan birisi de 18. yy’da yaşamış David Hume’dur ve onun “İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma” (An Enquiry Concerning Human Understanding) isimli eseri bu konuda yazılmış en önemli kitaplardan biridir. Eseri boyunca Hume, insan aklının sınırlılığına ilişkin çeşitli yönlerden argümanlar getirmiş ve teolojik ve metafizik konuların neredeyse bütününde insan aklının tutarlı ve doğru bir bilgiye ulaşamayacağını vurgulamıştır. İngiliz empirizminin özgün bir üyesi olan Hume, John Locke’dan devraldığı idealar yöntemini eserinin merkezine konumlandırmış, bu yönteme dayanarak nedensellik başta olmak üzere birçok konuda tecrübenin yani deneyimlemenin dışında erişebileceğimiz bir bilginin olmadığını vurgulamıştır. Biz bu yazı serimizde Hume’un tezlerini yukarıda ismi geçen eser üzerinden kritik bir incelemeye tabi tutmaya çalışıyor ve ilk yazımızda Hume’un zihin felsefesinin temelleri olarak görebileceğimiz izlenim ve idea kavramlarını inceliyoruz.

ÇEVİRİ, Bilimsel Makale

Grip

Grip solunum sistemini etkileyen oldukça bulaşıcı bir viral enfeksiyondur. Genellikle mevsimseldir ve her yıl dünyada yüz binlerce insanı öldürür. Virüsün yeni versiyonları insanları enfekte edebilir ve hızla yayılabilir, bu durum da pandemilere (dünyanın her yerine yayılan bir enfeksiyon) neden olabilir. Grip semptomları arasında ani başlayan ateş, öksürme, hapşırma, burun akıntısı ve şiddetli halsizlik yer alır; fakat kusma, ishal ve mide bulantısı da gözükebilir. Grip, yüzyıllardır insanların başına bela olmuştur ve oldukça değişken yapısı nedeniyle gelecek yüzyıllarda da böyle olmaya devam edebilir.

ÇEVİRİ, Teknoloji

Ultra Küçük, Ölümcül Değil ve Geçici.

Biyoteknoloji hızla gelişen bir alan olmakla birlikte halihazırda bilim ve teknolojinin gelişmesinde önemli bir etkisi olmuş ve dolayısı ile küresel ekonomiyi de etkilemiştir. Askeri meselelerde biyoteknoloji gelişen bir alan olarak ritmini korumakta ve tıbbi korunma açısından önemli bir rol oynamaktadır. Fakat aynı zamanda saldırgan karakteri ortaya çıkmakta ve askeri açıdan değeri artmaktadır.

Amerika Tarihi, ÇEVİRİ, Tarihi Makale, TARİH

Soğuk Savaş Dönemi Tarihi-2

İkinci Dünya Savaşı’nın sonrasında Doğu Avrupa’daki Sovyet genişlemesi, Amerikalıların zihnindeki “Rusların dünyayı kontrol etme planı” korkusunu iyice körüklemişti. Aynı zamanda, Sovyetler, Amerikalıların kavgacı söylemlerine, silahlanma hamlelerine ve uluslararası ilişkilerdeki müdahaleci yaklaşımına karşı tepkiliydi. Böyle düşmanca bir atmosferde, Soğuk Savaş için yalnızca tek bir tarafın suçlanamayacağı da bir gerçektir.

ÇEVİRİ, Tarihi Makale

Cengiz Han ve 13. Yüzyıl Hava-Kara Muharebesi-2

Neredeyse her başarılarında günümüz hava-kara doktrinini uygulamaları gösterilebilir. Cengiz Han’ın Harezmşahları işgali (1218-24) hava-kara doktrini konseptini çok iyi gösterir.

Amerika Tarihi, ÇEVİRİ, Tarihi Makale, TARİH

Soğuk Savaş Dönemi Tarihi-1

İkinci Dünya Savaşı’nın sonrasında Doğu Avrupa’daki Sovyet genişlemesi, Amerikalıların zihnindeki “Rusların dünyayı kontrol etme planı” korkusunu iyice körüklemişti. Aynı zamanda, Sovyetler, Amerikalıların kavgacı söylemlerine, silahlanma hamlelerine ve uluslararası ilişkilerdeki müdahaleci yaklaşımına karşı tepkiliydi. Böyle düşmanca bir atmosferde, Soğuk Savaş için yalnızca tek bir tarafın suçlanamayacağı da bir gerçektir.

Akademik Eser, Kitap, İNCELEMELER

Bilimsel Devrimlerin Yapısı

Thomas Kuhn’un “Bilimsel Devrimlerin Yapısı” isimli eseri ise bu alanda yeni bir çığır açmayı başarabilmiş ve bilim felsefesini bilim tarihi ve sosyolojisiyle irtibatlandırıp daha geniş açıdan okuma yapmamızı sağlayabilmiştir. Ayrıca Kuhn’un paradigma-olağan bilim-bilimsel devrimler gibi kavramlarla bilimsel etkinliğin salt mantıksal-matematiksel bir uğraşı olmadığını gösterip onun daha doğru bir tasvirini-betimlemesini yaptığını belirtmek gerekmektedir. Bununla birlikte bir “Kuhn’cu” olmamak ve onun en meşhur kavramı olan paradigmayı (Karl Popper’ın yanlışlamacılık kavramının mutlaklaştırılması gibi) mutlaklaştırmamak için Kuhn’un Bilimsel Devrimlerin Yapısı’ndaki görüşlerini bilimsel metodun ne olduğuna ilişkin getirilen diğer açıklamalarla birlikte okumak ve sınırlılıklarını görmek durumundayız.

Kitap, Roman, İNCELEMELER

Göğü Delen Adam: Modern Çağın Modern Olmayan Filozofu Tuiavii

Göğü Delen Adam, Samoa dilindeki ‘Papalagi’ kelimesinin karşılığıdır. Papalagi kelimesi kitapta Avrupalılar için kullanılmıştır.  Adaya ilk gelen misyoner yelkeninin ufuğu delip geldiğini belirtmek için bu kelimeyi kullanmışlar. Kitap, Tiavea kabile reisi Tuiavii’nin modern hayatı eleştirmesini konu edinmiştir. Modern hayatı eleştiren Tuiavii misyonerlik okulunda okumuş, birçok Avrupa şehri gezmiş sonra da adasına dönerek yerli hayatına geri dönmüştür. Gerçek hayatta kitapta yazan konuşma sözlü bir şekilde ifade edilmemiş fakat taslak olarak yerli dilinde yazılmıştır. Kitap Erich Scheurmann tarafından yazılmıştır.