Fransa Tarihi

Napoléon Savaşları ve Koalisyonlar-3

Bu yazıyı 3 dakikada okuyabilirsiniz.


Viyana Kongresi

Viyana Kongresi’nin toplanma amacı Napoléon sonrası Avrupa’nın sınırlarını belirlemek ve toprak dağıtımını yapmaktı. Napoléon’u Elba Adası’na gönderen Avrupalı güçler Fransa’da monarşiyi yeniden tesis etmiş, Bourbonları krallığa getirerek XVIII. Louis’i tahta çıkarmışlardır. Bu dönemde devrimle brlikte ortaya çıkan eşitlik özgürlük adalet gibi kavramları aynen muhafaza edilmiş ve anayasa çıkarılarak devletin yönetim şekli meşruti monarşi olarak tasdik edilmiştir.

Kongre’de devletler birbirine ters, çelişkili çıkarlar içindeydi. İngiltere, sömürgelerini korumak istiyordu. Rusya ve Avusturya’nın fazla güçlenmesini istemiyordu bu yüzden Prusya’nın güçlü bir konumda kalmasını istiyordu Avusturya karşısında da Fransa’yı tutuyordu bu yüzden kongrede Fransa’nın fazla ezilmesine razı değildi. Ama Fransa’nın tekrar Manş kıyılarını da ele geçirmesini istemiyordu.

Rusya, Polonya’ya yerleşmek ve Osmanlı İmparatorluğu’na dönmek istiyordu.

Prusya, Ren Bölgesi’nde ve Saksonya’da yayılmak niyetindeydi. Avusturya ile çatışacağından kongrede Rusya ile hareket etme kararı aldı.

Avusturya ise Prusya ve Rusya’nın kendi nüfus bölgesinde gözü olduğu için güçlenmesini istemiyordu. Özellikle Prusya’nın Saksonya’da gözü vardı. Aynı zamanda Prusya’nın Almanya’da hakimiyeti ele geçirmesi ihtimali Avusturya’yı rahatsız ediyordu. Rusya ise Polonya’yı istiyordu.

Avrupalı devletler sorunları halledebilmek için Fransa’yı küçük meselelerde bile işe karıştırmak istememişlerdir.

Kongre’ye Fransa’dan temsilci olarak Talleyrand katıldı. Talleyrand Fransa’nın kongreden en az hasarla kurtulması için elinden geleni yaptı ve başarılı da oldu. Özellikle Napoléon döneminde işgal edilen toprakların sahibi olan krallara ve prenslere iade edilmesini öne süren meşruiyet ilkesi Avrupalı devletler arasında çok rağbet gördü ve Talleyrand’ın yıldızını parlattı. Nitekim 1814’te Rusya’nın Polonya’yı ve Prusya’nın Saksonya’yı ilhakı sırasında Avusturya ve İngiltere’nin yanında yer alan Talleyrand stratejik olarak da rüştünü ispatlamıştı. Bu vesiyle rakiplerinin ittifakını bozarak kendi elini güçlendirdi ve İngiltere, Avusturya, Fransa arasında Prusya ve Rusya’ya karşı ittifak ettiler. Bu ittifakın karşısında iki devlet, daha da ileri gitmekten çekindiler.

Bu arada zafer sarhoşluğu içinde balolar, eğlenceler düzenleyen Avrupa bir kez ve son kez daha korkacak ve savaşa sürüklenecekti. Çünkü Napoléon Elba’den kaçmış, Lyon’da imparatorluğunu ilan etmiş ve Paris’e omuzlar üstünde gelmişti. Halk ve ordu, yabancı güçlerin tahta oturttuğu kral karşısında kısa zamanda nice büyük zaferler kazanmış Napoléon’u tercih etti.

Tabii durumun böyle olmasında kralın birçok subayı terhis ederek az bir maaşla emekliye sevk etmesi ve bunun yanında devrimin sembolü olan bayrağı değiştirip beyaz bayrağa geri dönmesi gibi birçok vaka daha örnek gösterilebilir. Sonuç olarak Fransa Avrupa’ya karşı meydan okusa da 100 gün dayanabilecek ve Avrupalı koalisyon kuvvetleri tarafından yenilgiye uğratılacaktı.

Viyana Kongresi

1. Duke of Wellington (UK)
2.Joaquim Lobo da Silveira (Portugal)
3.Antonio Saldanha da Gama (Portugal)
4.Count Löwenhielm (Sweden)
5.Jean de Noailles (France)
6.Prince von Metternich (Austria)
7.Dupin the Elder (France)
8.Count Nesselrode (Russia)
9.Duke de Palmela (Portugal)
10.Viscount Castlereagh (UK)
11.Duke of Dalberg (France)

12.Ignaz Heinrich von Wessenberg (Confederation of the Rhine)
13.Andreas Razumovsky (Russia)
14.Charles Stewart, 3rd Marquess of Londonderry (UK)
15.Pedro Gomez Labrador, Marquis of Labrador (Spain)
16.Richard Le Poer Trench, 2nd Earl of Clancarty (UK)
17.Wacken (Recorder)
18.Friedrich von Gentz (Congress Secretary)

19.Baron Friedrich Wilhelm Christian Karl Ferdinand von Humboldt (Prussia)
20.William Schaw Cathcart, 1st Earl Cathcart (UK)
21.Prince Karl August von Hardenberg
22.Talleyrand (France)
23.Count Gustav Ernst von Stackelberg (Russia)
24.probably Francis II, Holy Roman Emperor
25.Count Wenzel Anton Kaunitz

Fransa ve VII. Koalisyon Savaşları (20 Mart-8 Haziran 1815)

Napoléon Fransa’ya geri döndüğünde kral onun için pek az kaynak bırakmıştı. Ordularını yeniden mobilize eden ve teşkilatlandıran Napoléon, ordu mevcudunu epey artırdıysa da koalisyon kuvvetlerinin mevcudu kat be kat fazla idi. Yaklaşık 280.000 kişi Fransa Ordusu’nu oluşturuyorken koalisyon kuvvetlerinin mevcudu 800.000-1.000.000 kişi arasındaydı. Nitekim Napoléon’un son macerası kötü bitti Waterloo’da aldığı büyük yenilgiden sonra Fransa tekrar mağlup oldu.

Waterloo Muharebesi (Temsili)

Napoléon, İngiliz gemisi HMS Bellerophron’a 15 Temmuz 1815 tarihinde teslim oldu ve İngiltere’ye götürüldü. Böylece Fransa ve tarih için bir devir kapanmış oldu. Fransa’da tekrar Bourbonlar tahta geçti ve 2. Restorasyon Dönemi başlamış oldu.

21 Kasım 1815’te Paris Barış Antlaşması imzalanarak savaş resmi olarak sona erdi. Antlaşmaya göre Fransa 1790 senesi sınırlarına çekildi. 1790-1792 yılları arasında devrim ordusunun kazandığı topraklar da kaybedilmiş oldu. Aynı zamanda 5 yıl taksitle olmak üzere 700 milyon Frank savaş tazminatına mahkum edildi. Büyük Britanya, Rusya, Prusya ve Avusturya, Fransız Devrimi’nin Avrupa’daki yıkıcı etkisinin bertaraf edilmesi için kurdukları ittifakı yenilediler, bağımsız krallıklar ve bölgeler de bu ittifaka davet edildi. Fakat Osmanlı İmparatorluğu bu ittifakın dışında bırakıldı.

Bu antlaşma ile Napoléon Bonaparte’ın devri de bitmiş oldu. Her ne kadar mağlup bir başkomutan ve yerinden olmuş bir imparator olarak hayata veda ettiyse de Avrupa’da yaptıkları, zaferleri, ittifakları yüzyıllarca konuşuldu. Özellikle İhtilal Fransası’nın alev gibi püsküren ruhuna uygun olarak hızlı hareket etti, hızlı zaferler kazandı. Napoléon’u zaten büyük komutan yapan en büyük niteliklerinden birisi hızlı hareket ederek kuvvetlerini bir yerde yoğunlaştırmak ve düşmanı darmadağın etmekti. Ve bu yüzden süvarileri Napoléon’un ayaklarıydı. Onlar olmadan koşamazdı. Rus Harekâtı’ndan sonra birçok süvarisinin kaybolması Napoléon’u ilerleyen vakitlerde ne yazık ki çok yavaşlattı. Bununla birlikte bu yıldırım stratejisine uygun olarak ordusunu alt kolordu ve tümenlere böldü. Böylece ordu birkaç bağımsız kol halinde emniyetle harekât alanına intikal edebiliyor ve belirlenen ağırlık noktasına yoğunlaştırılabiliyordu. Aynı zamanda ordunun gittiği bölgelerde kendini ikmal edebilmesi, kendine yetebilmesi Fransa’dan çok uzak bölgelerde Napoléon’a geniş askeri manevra kabiliyeti ve vakti kazandırıyordu. İnsan kaybını, yiyecek, barınma gibi temel ihtiyaçlarını fethettiği bölgelerden karşılayabilen Grande Armée önemli sayılacak bir süre için Avrupa’nın hakimiydi. Napoléon kendi askeri harekatları ile ilgili herhangi bir eser bırakmadı çünkü onun için mesele basitti. Ama onun kumandası altında bulunan veya bulunmayan birçok general onu yakından izledi, onun seferlerini yazdı ve adını uzun yıllar eserlerinde geçirdiler. Bu kişilerin başlıcaları olarak Carl von Clausewitz, Jomini gibi önemli generaller örnek verilebilir. Bu savaşlar gelecekteki askeri harekatların temelini de doğrudan veya dolaylı etkilemiştir.

Napoléon’un büyük bir ustalık ile uyguladığı ve Clausewitz’in tanımlayıp yazıya döktüğü düşmanın ağırlık merkezine yapılacak topyekûn bir harekât, düşmanın iradesini kıracak ve savaşma kabiliyetini yok edecek düşüncesini muhteva eden ağırlık merkezi stratejisi uzun yıllar birçok general tarafından uygulanmış ve değişik durumlara uyarlanarak kullanılmıştır ve hala kullanılmaktadır. Dolayısı ile Napoléon’un bir general ve stratejist olarak kendini tarihe nakşettirmesi ve sonuçları itibarı ile de gelecekteki harp taktikleri ve stratejilerine öncülük etmesi bakımından çok önemli bir dönem kapanmıştır. Aynı zamanda bu dönemde milletler tüm kaynaklarını seferber etmeye başlamış ve savaş artık topyekûn bir nitelik kazanarak adeta -kabaca- bir namus meselesi haline gelmiş, ulusal ordular meydana gelmiştir.

Bu yüzden söylenebilir ki Napoléon, kendinden sonraki askeri, siyasi, teknik dünyayı derinden etkilemiş ve yaptıkları ondan sonra gelenler için önemli bir kaynak olmuştur.

Kaynakça

  • Chandler, D. G. (2009). The campaigns of Napoleon. Simon and Schuster.
  • Mikaberidze, A. (2011). Napoleonic Wars (1802–1815). The Encyclopedia of War.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s