ÇEVİRİ, Bilimsel Makale

Kolera

Bu yazıyı 7 dakikada okuyabilirsiniz.


Kolera, yüzyıllardır var olsa da 19. yüzyılda Hindistan’da ölümcül bir salgının meydana gelmesiyle öne çıkmıştır. 7 tanesi pandemik olmak üzere birçok salgın oldu. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre koleradan dolayı her yıl 1,3-4 milyon kişi hasta olup 21000-143000 kişi hayatını kaybetmektedir.

Kolera Nedir?

Vibrio Cholerae

Kolera, Vibrio cholerae bakterisinden kaynaklanan bulaşıcı bir hastalıktır. Bu bakteri tipik olarak nehir ağzı ve kıyı alanı gibi ılık ve tuzlu sularda yaşar. İnsanlar çiğ veya az pişirilmiş deniz ürünleri gibi yiyecekler ve su tükettikten sonra Cholerae bakterisi bulaşır.

Cholerae bakterisinin yüzlerce suşu (tür) veya serotipi vardır. Vibrio cholerae serogrup O1 ve O139 salgın yaptığı bilinen 2 suştur.

Bu suşlar, bağırsak yüzeyindeki hücrelerin fazla su atmasına neden olup ishale, sıvı ve elektrolit (tuz) kaybına yol açan kolera toksini üretirler. Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsüne göre 1 ishal vakası, çevredeki bakteri sayısının 1 milyon kat artmasına sebep olur.

Kolera Semptomları

Bakteri bulaşan kişilerin %80’i kolera semptomları göstermez ve enfeksiyon kendiliğinden düzelir. Koleranın etki gösterdiği insanların %20’si şiddetli ishal, kusma ve bacak kramplarını içeren şiddetli semptomlar gösterir. Bu semptomlar dehidrasyona, septik şoka ve hatta birkaç saat içerisinde ölüme neden olabilir. O1 veya O139 olmayan kolera türleri de ishal yapabilir fakat bu türlere göre şiddetleri daha hafiftir.

Günümüzde kolera sıvı replasmanı ve antibiyotiklerle tedavi edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütüne göre %60 bağışıklık sunan kolera aşıları mevcuttur.

Koleranın Başlangıcı

Koleranın insanları ilk olarak ne zaman etkilediği belli değil.

Hindistan’dan (MÖ 5. yüzyılda Sushruta Samhita) ve Yunanistan’dan (MÖ 4. yüzyılda Hipokrat ve MS 1. yüzyılda Kapadokya’da Aretaeus) gelen metinler kolera benzeri hastalıkların izole vakalarını açıklar.

Kolera salgınının ilk ayrıntılı anlatımlarından biri, 1543 baharında Bangladeş ve Hindistan’da yer alan Ganj Deltası’nda bir hastalığın salgınını anlatan Portekizli tarihçi ve “Legendary India” yazarı Gaspar Correa’ya aittir. Yerel halk hastalığa “moryxy” adını verdi. Kurbanların 8 saat içinde semptom geliştirdiği ve ölüm oranları yüksek olduğu için ölenlerin gömülmesi için büyük çabalar verildiği rapor edilmiştir.

Birkaç yüzyıl daha Portekizli, Hollandalı, Fransız ve İngiliz gözlemciler, Hindistan’ın batı kıyında çok sayıda vakayı rapor etmiştir.

İlk Kolera Salgını

İlk kolera salgını, 1817’de Hindistan’ın Jessore kentinde Ganj Deltası’nda, kontamine olmuş pirinçten dolayı ortaya çıkmıştır. Salgın, Avrupalılar tarafından kurulan ticaret yollarından dolayı Hindistan’ın çoğuna, günümüz Myanmar ve Sri Lanka’sına hızla yayıldı.

1820’de kolera; Tayland, Endonezya (sadece Java adasında 100.000 kişi öldü) ve Filipinler’e yayıldı. Hastalık, Tayland ve Endonezya’dan Çin’e ve 1822’de gemilerdeki hasta kişiler yoluyla Japonya’ya ulaştı.

Hastalık Asya’nın da ötesine yayıldı. 1821’de Hindistan’dan Umman’a giden İngiliz birlikleri kolerayı Basra Körfezi’ne getirmiştir. Hastalık Avrupa topraklarına girerek günümüz Türkiye, Suriye ve Güney Rusya’sına yayılmıştır.

Salgın başladıktan 6 yıl sonra bitmiştir. 1823-1824 yıllarında yaşanan şiddetli bir kış mevsiminin sulardaki bakterileri öldürmüş olduğu düşünülüyor.

Kolera Avrupa ve Amerika’ya Bulaşıyor

2. kolera salgını 1829 yılı civarında başladı.

Kendisinden önceki salgın gibi Hindistan’da ortaya çıktığı, ticaret ve askeri yollarla Doğu’ya, Orta Asya’ya ve Ortadoğu’ya yayıldığı düşünülmektedir.

1830 güzünde Moskova’da kolera görülmeye başlamıştır. Hastalığın yayılması kışın azalmış fakat 1831 baharında tekrar hızlanıp, hastalık Finlandiya ve Polonya’ya ulaşmıştır. Sonra Macaristan ve Almanya’ya yayılmıştı.

Hastalık daha sonra 1831 sonlarında Sunderland limanı ve 1832 baharında Londra yoluyla Büyük Britanya da dahil olmak üzere Avrupa’ya yayıldı. İngiltere, karantina ve yerel sağlık kurumları da dahil olmak üzere hastalığın yayılmasını engellemeye yönelik çeşitli faaliyetlerde bulundu.

Fakat halkın hastalığa karşı korkusu artmış ve başta doktorlar olmak üzere otoritelere güvenleri azalmıştı. Dengesiz basın haberlerinden dolayı insanlar, hastanedeki ölüm oranının evdekilerden daha yüksek olduğuna ve hastanelere götürülen hastaların anatomik diseksiyon amacıyla doktorlar tarafından öldürüldüğüne inanmaya başladı. Bu korku Liverpool’da birkaç kolera isyanına neden oldu.

1832’de kolera Amerika’ya da bulaştı. O yılın haziran ayında Quebec’te 1000 kişi hayatını kaybetti. Hastalık St. Lawrence Nehri boyunca hızla yayıldı.

Aynı yıllarda kolera New York ve Philadelphia’da görülmeye başladı. Birkaç yıl içinde bütün ülkeye yayıldı. 1833’te Meksika ve Küba da dahil Latin Amerika’ya yayıldı.

Salgın 1851 yılında son buluncaya kadar pek çok ülkede yok olup tekrar hortladı.

Bilim İnsanları Kolerayı Nasıl İnceledi

Robert Koch

1852-1923 yılları arasında dünya 4 salgın daha gördü.

1852-1859 yılları arasında yaşanan 3. salgın en ölümcül olanıydı. Asya, Avrupa, Kuzey Amerika ve Afrika’yı harap etti. 1854’te sadece Büyük Britanya’da 23000 insan öldü.

O yıl, modern epidemiyolojinin babalarından kabul edilen İngiliz doktor John Snow, Londra’nın Soho bölgesindeki vakaları dikkatlice haritalandırarak, hastalığın kaynağının belirlemesini sağladı: Halka açık bir kuyu pompasındaki kirlenmiş su(idi).

Yetkilileri, bölgedeki vakaları hızlıca düşürmek için pompa kolunu çıkarmaya ikna etti.

1863-1875 ve 1881-1896 yıllarında gerçekleşen 3. ve 4. salgınlar öncekilere göre daha hafif geçti fakat yine de ölümcüldüler. Örneğin 1872-1873 yılları arasında Macaristan’da 190000 kişi koleradan dolayı hayatını kaybetti. 1892 yılında Hamburg nüfusunun %1,5’ini koleradan dolayı kaybetti.

1883’te modern bakteriyolojinin kurucusu olan Alman mikrobiyolog Robert Koch, Mısır ve Kalküta’da kolera üzerine araştırmalar yaptı. V. cholerae’yı yetiştirip açıklamasına izin veren bir teknik geliştirdi. Sonra bağırsaklarda koleraya sebep olan bakteriyi gösterdi.

Fakat 1854’te İtalyan mikrobiyolog Filippo Pacini kolera bakterisini cholerigenic vibrios olarak tanımlamıştı ancak bu durum yaygın olarak bilinmiyordu.

5. salgında Büyük Britanya ve Amerika Birleşik Devletleri, geliştirilmiş su kaynakları ve karantina önlemleri sayesinde çoğunlukla güvendeydiler.

6. kolera salgını (1899–1923), halk sağlığı ve sağlık önlemleri sayesinde Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’yı büyük ölçüde etkilemedi. Fakat salgın Hindistan, Rusya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı mahvetti. 1923’te, kolera vakaları Hindistan hariç dünyanın çoğu yerinde yok oldu. 1918 ve 1919 yılında Hindistan’da yarım milyondan fazla insanı öldü.

Günümüzde Kolera

Hindistan’da ortaya çıkan önceki salgınların aksine 7. ve şu anki salgın 1961’de Endonezya’da ortaya çıktı. Asya’ya, Ortadoğu’ya ve 1971’de Afrika’ya ulaştı. DSÖ’ye göre 1990’daki vakaların %90’ından fazlası Afrika’dadır.

1991’de Peru’da görülen kolera 100 yıl aradan sonra tekrar Güney Amerika’da görüldü. İlk yılda Peru’da 3000 kişi öldü. Salgın Ekvator, Kolombiya, Brezilya ve Şili’ye, daha sonra Orta Amerika ve Meksika’ya yayıldı.

Mevcut kolera salgını yaklaşık 120 ülkeyi etkilemiş olsa da genellikle gelişmemiş ülkelerin hastalığıdır.

Son zamanlarda, yaklaşık 97.000 kişiyi etkileyen ve 4.200 kişiyi öldüren 2008–2009 Zimbabve salgını ve Haiti depreminden sonra 500.000’den fazla kişiyi etkileyen 2010–2011 Haiti salgını dahil olmak üzere birçok yıkıcı salgın yaşandı.

2017 yılında Somali ve Yemen’de kolera salgınları başladı. 2017 Ağustos’unda Yemen salgını 500.000 kişiyi etkiledi ve 2.000 kişi hayatını kaybetti.

Bu yazı İngilizce bir kaynaktan çevrilmiş olup yazının orijinal metnine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s