Bilim Felsefesi, FELSEFE

Bilimcilik: Bilime Olan Sevgi ve Güvenin Suistimali

Yazı serimiz boyunca halihazırda (ve belki de son 150 yıldır) bilimin kendisine dayanılarak yapıldığı düşünme tarzı olan metodolojik natüralizmi, kabulleri ve üzerine kurulu olduğu felsefi prensipleri (nedensel kapalılık, empirik yöntemin bize gerçekliği sunabileceği iddiası-deneycilik ve doğa yasaları) tartışmak suretiyle eleştiriye tabi tuttuk. Metodolojik natüralist paradigmayı terk etmemizin sadece teorik gerekçeleri olmadığını, aynı zamanda başta bilim insanları olmak üzere toplumu getirdiği noktanın, insan düşüncesini tek tipleştiren ve körelten bir vaziyet olduğunu da göstermek durumundayız. Metodolojik natüralizmin bir sonucu olarak bilimciliğe (scientism) tarihi ve alt formları bakımından bu yazımızda; bilimciliğin sonuçlarına, metodolojik natüralizmle olan bağlantısına ve nötr paradigmaya ise bir sonraki yazımızda değiniyoruz.

Tarihi Makale

Aydınlanma Çağı

Aydınlanma, 17. ve 18. yüzyıllarda, Avrupa’da Tanrı, akıl, doğa ve insanlıkla ilgili fikirlerin geniş kabul gören bir dünya görüşüne sentezlendiği ve sanat, felsefe ve siyasette devrimci gelişmelere yol açan entelektüel bir harekettir. Aydınlanma düşüncesinin merkezinde, insanların evreni anlama ve kendi koşullarını iyileştirme gücü olan aklın-nedenselliğin kullanılması ve yaygınlaştırılması vardı. Rasyonel olan insanın hedefleri bilgi, özgürlük ve mutluluk olmalı idi.